16 Ekim, 2018

StarFmHaber Beypazarının Sesi...
sağ1 reklam
sağ reklam

Şehzade oyuncakları Beypazarında yaşatılıyor

Beypazarı’nda Yaşayan Müzeyi gezerken girişin hemen karşısında bir oyuncak reyonu çıkıyor karşımıza . İlk önce bu reyona pek önem vermedik . Çünkü aklımıza hemen oyuncakların üzerinde “Made in China “ yazıyordur diye bir düşünce geldi . Orada sessizce “Sanatkar değil sanat konuşur” dercesine önündeki eserine odaklanmış bir oyuncakçı ustası eseri ile uğraşıyordu . Bir de çocukların neşesini görünce biz de ilgisiz kalamadık . Bizler çocuklarla beraber bu oyuncakların büyüsüne kapılmış bir şekilde oyuncakları elimize aldık ve inceledik.

Çin malı olamayacak kadar güzeldiler

Oyuncakların hiçbir yerinde ”Made in China “ yazmıyordu. .Zaten bu oyuncakların hepsi Çin malı olamayacak kadar güzellerdi .. Elimiz de olmadan ustaya “Bunların hepsini siz mi yaptınız” diye sorduk .Ustada gayet mütevazi “Evet hepsini burada ben yapıyorum “ diyince merakımız daha da arttı .
Ustanın isminin Ali Akbey olduğunu öğreniyoruz . Kendisi aslında unutulmuş bir sanatın ,
bir mesleğin son temsilcilerinden . Ali usta İstanbul Eyüp oyuncakçılığı geleneğini sürdürüyor . Kendisine Neden bu mesleğin adı “Eyüp Oyuncakçılığı” diye sorduğumuzda Ali usta “Zamanında Eyüp İstanbul’un çöplerinin atıldığı bir semt .Oraya demir parçaları tahta parçaları fazla ipler ve benzeri maddeler atılımış . Orada israf haramdır düşüncesiyle atık eşyalar kullanılmış ve böylelikle bir oyuncak sektörü oluşmuş” diyor ve zamanında şehzadelerin bile buradan oyuncak aldığını hatta Şehzade oyuncağı adı altında bir oyuncağın bile olduğunu söylüyor .
Ali ustaya bu mesleği nasıl öğrendiğini sorduğumuzda ,Ali Usta’nın çocukluğunun Ankara’nın mobilya üretim yeri olan Siteler de geçtiğini ve ağabeylerinin orada mobilyacı olduğunu bu vesile ile kullanılmayan tahta ve demirlerle oyuncak yapmaya başladığını öğreniyoruz.
Ali usta öyle çok konuşmak yerine her sanatkar gibi sanatının konuşmasını seviyor ve Ali usta oyuncakları yapmaya tekrar başladığında biz de onu izliyoruz . Ali usta Şehzade oyuncağı ile başlıyor oyuncak yapımına. önce tekerlekleri boyuyor .Sonra tekerleklerin üzerinde dönecek daireleri hem boyuyor hem de bildiğimiz kürdanların içine girebileceği delikleri açıyor ve kürdanlardan boncukları geçirip dairenin karşılığını kürdanların karşı ucuna sabitliyor.

Son temsilci

Ali usta işini yaparken hem unutulmuş bir geleneğin son temsilcisi olarak , hem de tamamen bize ait bir sanatı yaşatmanın huzuru ve bir çocuğu daha Şehzadeler gibi sevindirecek olmasının mutluluğu içinde sadece işine odaklanmış şekilde Şehzadelerin oyuncağının yapımına devam ediyor. Ali usta tekerlekler ve döner aksamı kaideye monte ediyor ve en sonunda uzun çubuğu da bu kaideye monte ederek Şehzadelerin oyuncağını tamamlıyor
Şehzade oyuncağı aslında şimdiki zamanın en iyi en pahalı oyuncaklarına , müsrifliğine karşılık bir tokat gibi durmakta Ali ustanın elinde. Çünkü bu oyuncak adından da anlaşılacağı gibi Şehzadelerin yani ileride devleti yönetecek ve devletin en önemli yerlerine gelecek çocukların oynadığı ve Eyüp Oyuncakçılığı geleneğinde olan demir tahta gibi kullanılmış eşyalardan üretilmiş bir oyuncak

Perde eski askılıktan yapılmış

Ali ustanın masasına baktığınızda Nuhun gemisini Nasrettin hoca fıkralarının canlandırıldığı oyuncağı , Karagöz ve Hacivatı ,Keloğlanı görüyorsunuz . Hepside kullanılmış parçalardan eski eşyalardan üretilmiş
oyuncaklar . Hatta Yaşayan Müze’de bulunan Karagöz ve Hacivat Perdesinin de eski bir askılıktan yaptığını söylüyor ve “İsraf Türk Kültüründe yok biz geleneğimizi ve kültürümüzü yaşatıyoruz “ diye ekliyor . Oyuncakların bazısı 1 saatte bazıları 3 günde bitirilmiş oyuncaklar . Bir oyuncak için bu kadar süre harcandığını görünce Ali ustaya esas işinin bu olup olmadığını soruyoruz. Ali usta biraz üzgün bir şekilde kendisinin Ankara’da bir spor merkezinde çalıştığını belirtiyor .Ali usta her şeyin kullanılmış eşyalardan el emeği ile yapan Eyüp oyuncak geleneğini devam ettiren son kişilerden biri olduğunu belirtiyor ve “ Eyüp Oyuncakçılığı fabrikasyona ve plastiğe yenildi “ diyerek ekliyor sözüne .Ustanın yaptığı cevizli fırfırı kızıma hediye edecek olmanın mutluluğu ile bizde oradan ayrılıyoruz.

Benzer yazılar